“Zorbalık eylemlerinin etkileri yaşam boyu sürebilir”

İstanbul Okan Üniversitesi Aday İlişkileri Müdürlüğü ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde üniversitenin Tuzla Kampüsü’nde “Değişen Dünyada Rehberlik: Riskleri ve Çözümler” semineri düzenlendi.
Sağlık - 28 Şubat 2025 12:15


İstanbul Okan Üniversitesi Aday İlişkileri Müdürlüğü ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde üniversitenin Tuzla Kampüsü’nde “Değişen Dünyada Rehberlik: Riskleri ve Çözümler” semineri düzenlendi. Seminere 206 farklı kurumdan rehber öğretmen katıldı. Seminer kapsamında İstanbul Okan Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Ayşen Yenici, “Akran Zorbalığı”, Öğretim Üyesi Tülay Aydın Türkmen ise “Dijital Bağımlılık” başlığında konuşma yaptı.

Seminerin ilk oturumunda Dr. Öğretim Üyesi Ayşen Yenici,  Akran Zorbalığı konulu konuşmasında “Günümüzde zorbalık kelimesi normal bir kelime olarak kullanılmaya başlandı. Fakat zorbalık, uygulayan taraf için de uygulanan taraf için de psikolojik sorunlara yol açıyor. Zorbalığa maruz kalan kişiler kurbanlardır. Birinin kurban olması için sebep gerekmemektedir. O an orda zorba tarafından fark ediliyor olması yeterlidir.

Kurban yardıma muhtaçtır. Aynı şekilde zorba da yardıma muhtaçtır. Zorbalık davranışlarının altında psikolojik sorunlar yatmaktadır. O sorunları anlamak, çözümlemek gerekmektedir. Zorbalık eylemlerinin etkileri yaşam boyu sürebilmektedir. Sağlıklı yetişkinler için sağlıklı çocuk ve ergenlere ihtiyacımız var” sözlerine yer verdi.

Suç ve utanç duygusunun öneminden bahseden Yenici “Suçluluk duygusu kötü bir şeydir. Suçlu hisseden çocuk bu suçluluk hissinden kurtulmak için yeni bir suç işlemek isteyebilir. Hissin yönetimini kaybedip hayatta olmamayı da dileyebilir. Suçlu hisseden kişi, o ortamda kalmak istemez. Fakat toplumumuzdaki çocuk yetiştirme şekillerine baktığımızda çocuğu suçlu hissettirerek kontrol altına almaya çalışıldığını görüyoruz. Bu yetiştirme yöntemi ileride kişinin kendi içinde yaşayacağı patlamalara zemin hazırlar” dedi.

Yenici, “Çocukların zorbalığa uğradıklarını fark etmeleri sağlanmalı. Zorbalığa uğradıklarında durumu biriyle paylaşmalarında sorun olmadığını ve bunun sonucunda başlarına bir şey gelmeyeceğini anlatmak gerekiyor. Çoğunlukla çocuklar zorbalıkla karşılaştıklarında kendilerini suçluyorlar. Suçun onlarda olmadığını, zorbalarla ilgili olduğunu açıklamak gerekiyor” tespitinde bulundu.

Zorbalıkla baş etme önerisinde ise Yenici “Çocuğa zorbayla karşılaştığında uzak durmasını, cevap vermemesini ya da mizahi bir karşılık vererek zorbayı kendinden uzaklaştırabileceğini söyleyin. Çünkü zorba karşısında ağlayan, ezilen, üzülen birini görmeyi umar. Çocuk zorbaya istediklerini vermezse, başka kurban aramaya başlayarak yön değiştirecektir” dedi.

“Dijital bağımlılık akademik başarıyı zayıflatıyor”

Seminerin ikinci oturumunda İstanbul Okan Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Tülay Aydın Türkmen Dijital Bağımlılık başlıklı konuşmasına “Günümüzde sosyal medyaya, dijital dünyaya mesafe koyabilmek oldukça zor. Çocukların dijital dünyaya maruz kalmasıyla dikkatleri sürekli uyarılır hale geliyor. Bu durum dikkatlerinin bir yere toplanmasına engel oluyor. Çocukların akademik başarılarında, sosyal beceriyi sürdürmede ve dinleyebilme becerisinde gitgide zayıflamaya yol açıyor. Çocuklar dijital dünyada yapay karşılaşmalarla doğru iletişimler kuramıyorlar. Dolayısıyla kimlik gelişimleriyle ilgili problemler ortaya çıkıyor. Çevrimiçi dünyada onay almak, gerçek dünyadaki güvenli kimlik gelişiminden daha önemli hale geliyor” sözleriyle başladı.

 “Şiddet içerikli oyunlar çocukların psikolojilerini doğrudan etkiliyor”

Ailelerin dijital bağımlılıkla baş ederken yapması gerekenlere de değinen Türkmen, “Çocuklara bu süreçte iyi bir rehberlik etmek gerekiyor. Aileler çocuklarını takip ederek, dijital dünyanın etkili ve bilinçli kullanmalarını sağlamalı. Çocukları rahat bırakmak yerine sosyal medyada geçirdikleri zamanı yönetmek, kontrol etmek doğru bir davranış olacaktır. Çocukların sosyal medya kullanımı belirli bir yaşa kadar yasaklanmalı. Eğer kullanması gerekiyorsa bu gözetim altında olmalı. Çocukların şiddet içerikli olan ve oynamasının uygun olmadığı oyunların çocuk psikolojisini doğrudan etkilediğini bilmeleri gerekiyor. Aileler çocuklara bu konularda rol model olmalı. Çocuklar gördüklerini uygulamaya açıklardır” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

BENZER HABERLER